Kuzey Kıyı

twitter : @kskfatal
Scene and decor designer. Photographer. Video Editor. From Izmır / Karsiyaka
Livin : Istanbul
Ghetto’dayız. Arkadaşımıza şaka düzenledik. 
Latin çetelerdeki tiplere benziyorum. Belki atalarımız panpadır.

Ghetto’dayız. Arkadaşımıza şaka düzenledik.
Latin çetelerdeki tiplere benziyorum. Belki atalarımız panpadır.

Alsancak / Izmir / TR

Alsancak / Izmir / TR

deniz-kumcu:

Bir arkadaşımız bir paylaşımımın altına yorum yazmış
" Irkından İslamiyeti çıkart geriye ne kalır " demiş.

Mete kalır , Oğuz kalır , Kürşad’lar kalır. O ayrı mesele de , sen soyundan babanı çıkart bakalım geriye ne kalır ?

1. gün. ortamda cihaz yok. bakalım ileride neler değişecek :)

1. gün. ortamda cihaz yok. bakalım ileride neler değişecek :)

buz-prensesi:

”Kendime ilk defa ne zaman Türk dediğimi pek hatırlamıyorum.Bizim çocukluğumuzda Türk, kaba ve yabani demekti. İslam ümmetinden ve ‘Osmanlı’ idik. İlmihallerde baş dersimiz ‘Din ile milliyetin bir olduğunu’ öğrenmekti. Vatan sözü yasaktı. Onu ben büyüyüp de Namık Kemal’i okuduğum günlerde kitapta gördüm. Kulağımla ancak Meşrutiyet’te duydum. Padişah kulları idik. Okul çıkışlarında her akşam sıraya girer, ‘Padişahım çok yaşa’ diye bağırırdık…Okullarda da Arap ’a Arap, Arnavut’a Arnavut, Rum’a Rum, fakat kendimize Osmanlı derdik.”
 
Falih Rıfkı ATAY

Kodumunu :)

buz-prensesi:



”Kendime ilk defa ne zaman Türk dediğimi pek hatırlamıyorum.Bizim çocukluğumuzda Türk, kaba ve yabani demekti. İslam ümmetinden ve ‘Osmanlı’ idik. İlmihallerde baş dersimiz ‘Din ile milliyetin bir olduğunu’ öğrenmekti. Vatan sözü yasaktı. Onu ben büyüyüp de Namık Kemal’i okuduğum günlerde kitapta gördüm. Kulağımla ancak Meşrutiyet’te duydum. Padişah kulları idik. Okul çıkışlarında her akşam sıraya girer, ‘Padişahım çok yaşa’ diye bağırırdık…
Okullarda da Arap ’a Arap, Arnavut’a Arnavut, Rum’a Rum, fakat kendimize Osmanlı derdik.”

Falih Rıfkı ATAY

Kodumunu :)

kanka etiket için vikipedia’dan ülkelerin kendi dillerinde nasıl yazıldığına bakıp etiketleri o şekil çak daha faydalı olur 

kanka etiket için vikipedia’dan ülkelerin kendi dillerinde nasıl yazıldığına bakıp etiketleri o şekil çak daha faydalı olur 

(Source: dogangulenc)

Pazar günü saat 18.30’da Fatih Karagümrük, Yavuzselim caddesi, Yavuzselim durağı arkasındaki ofisimizde yine toplantımız var.

Katılanların yeniden geleceğini biliyoruz. Yeni katılımcıları bekliyoruz.
Bu toplantımızda, bizi ilgilendiren dış politika konularına değineceğiz, özellikle Suriye ve Ukrayna hakkında kim kimdir? Nedenler ve sebepler üzerine ders tadında toplantı düzenleyeceğiz. Öte yandan 
yaklaşan 3 Mayıs etkinliklerinde neler yapacağımızı, nasıl hazırlanmamız gerektiğini konuşacağız. 

Türk Milliyetçisi herkesi bekliyoruz.
Bilgiyi paylaşmak ve çoğaltmak için yeni beyinlere ihtiyacımız var.
Çünkü biliyoruz,
Yumruklarımızdan daha önce beyinlerimiz kullanmamız gerek(…)
Kullanmamız için beyinleri beslemek gerek, 
öğrenmek isteyen, katılmak isteyen, ortak olmak isteyen herkese açığız.
Milletçe dar boğazdan geçtiğimiz günlerde,
Harekete Ortak Olun !


http://MTHareket.org 
http://Facebook.com/MTHareketi 

http://instagram.com/mthareketi
https://twitter.com/MToplumcu

ATSIZ ve FATİH SULTAN MEHMET’in TÜRBESİ…1952 yılının yaz ayları… Bir sene sonra İstanbul’un Fethi’nin 500. senesi kutlanacak. Atsız, türbeler kapatıldığı için bakımsız kalıp harabeye dönen Fatih Sultan Mehmed’in türbesini temizlemek için eşi Bedriye Atsız, kardeşi Nejdet Sançar, onun hanımı Reşide Sançar, Fahrettin Kırzıoğlu ve İsmail Hâmi Danişmend ile türbenin önünde buluşmuştu. Altan Deliorman ve Erk Yurtsever de onlarla birlikteydi. Türbenin o yıllardaki görünümünü Altan Deliorman’ın yazdıklarından öğreniyoruz:"Hep birlikte içeri girdik. Önce burnumuza bir küf ve pas kokusu çarptı. Loşluğa ve bu tuhaf kokuya bir süre sonra alıştık. (…) Yılların tozu, pası birikmişti. Sildikçe çıkıyor, bir türlü temizlenmek bilmiyordu.Sandukanın örtüsü yırtılmış, kirlenmiş, solmuştu. Sanduka çevresindeki parmaklıklar eskimiş, dökülmüş, paslanmıştı.”Fatih’in türbesinin parmaklıklarını Atsız’ın tamir ettirdiğini yine Altan Deliorman’ın anılarından öğreniyoruz. Bugün ücret verilmeden girilmesi mümkün olmayan türbe, bir zamanlar hiçbir ücret talep etmeden, sadece ecdada saygı adına yapılan bir gönüllü hareketiyle temizlenmiş ve onarılmıştı.www.MTHareketi.org

ATSIZ ve FATİH SULTAN MEHMET’in TÜRBESİ…
1952 yılının yaz ayları… Bir sene sonra İstanbul’un Fethi’nin 500. senesi kutlanacak. Atsız, türbeler kapatıldığı için bakımsız kalıp harabeye dönen Fatih Sultan Mehmed’in türbesini temizlemek için eşi Bedriye Atsız, kardeşi Nejdet Sançar, onun hanımı Reşide Sançar, Fahrettin Kırzıoğlu ve İsmail Hâmi Danişmend ile türbenin önünde buluşmuştu. Altan Deliorman ve Erk Yurtsever de onlarla birlikteydi. Türbenin o yıllardaki görünümünü Altan Deliorman’ın yazdıklarından öğreniyoruz:
"Hep birlikte içeri girdik. Önce burnumuza bir küf ve pas kokusu çarptı. Loşluğa ve bu tuhaf kokuya bir süre sonra alıştık. (…) Yılların tozu, pası birikmişti. Sildikçe çıkıyor, bir türlü temizlenmek bilmiyordu.
Sandukanın örtüsü yırtılmış, kirlenmiş, solmuştu. Sanduka çevresindeki parmaklıklar eskimiş, dökülmüş, paslanmıştı.”
Fatih’in türbesinin parmaklıklarını Atsız’ın tamir ettirdiğini yine Altan Deliorman’ın anılarından öğreniyoruz. Bugün ücret verilmeden girilmesi mümkün olmayan türbe, bir zamanlar hiçbir ücret talep etmeden, sadece ecdada saygı adına yapılan bir gönüllü hareketiyle temizlenmiş ve onarılmıştı.

www.MTHareketi.org